• Gerçek Mutluluk Neden Her Zaman Mutlu Olmak Demek Değildir? Son yirmi yıldır pozitif psikoloji akımı insanın kendi potansiyeli ve kişisel gelişimine dair konuları mutluluk bilimi ile ilgili yaptığı psikolojik araştırmalar ile aydınlattı. Bu akım, psikologların sadece ruhsal hastalıkları sorgulamaması gerektiğini, aynı zamanda insanın hayatı yaşamaya değer hale nasıl getireceğini de araştırması gerektiğini öne sürdü. Pozitif

  • İdealize Edilmiş Emzirme Dr. Pınar ve Dr. Gülnihal’in emzirme konusundaki son derece bilgilendirici filmlerini izledikten sonra emzirme ve sütten kesme konularının, anne ve bebekte yarattığı psikolojik etkilerinden bahsetmek istedim. (Bkz: Çalışan Anneler ve Emzirme/Bölüm 1 Çalışan Anneler ve Emzirme /Bölüm 2 ; Emzirmenin Sonlandırılması/ Bölüm 1 Emzirmenin Sonlandırılması/ Bölüm 2 ) Aslında emzirmenin önemi yeterince

  • Endişe Mi Yoksa Öfke Mi? Endişenin Kızgınlık, Öfke Nöbetleri ve Ağlama Krizleri Gibi Gözüktüğü Zamanlar Endişe usta bir taklitçi olabilir. Çocuklarda endişe, kaçıngan ve yapışkan davranışlar arasında salınır ve öfke krizleri, sinir nöbetleri ve agresyon olarak dışarı yansıtılır.  Sanki endişe, başa çıkılması zor bir şey değilmiş gibi! Çocuklar, endişeli bir zihnin etkisi altındayken davranışlarının limitleri

  • Evrene Negatif Mesaj Nasıl Gönderilir? Son yıllarda batıl inanç mertebesine varmış olan, ama oldukça bilimsel şekilde enerji akımları vs ile açıklanan bir inanç etrafımızda konuşulup duruyor. “Öyle olumsuz düşünme başına gelir.”,  “Negatif enerji yollama evrene!” diyorlar. Olumsuz düşünürsen olumsuz sonuçları olur diye anlıyorum ben bunu. Bu nasıl oluyor diye çok düşündüm. Belki gerçekten fizik teorileri

  • Dr. Pınar ve Dr. Gülnihal’in emzirme konusundaki son derece bilgilendirici filmlerini izledikten sonra emzirme ve sütten kesme konularının anne ve bebekte yarattığı psikolojik etkilerinden bahsetmek istedim. Aslında emzirmenin önemi yeterince vurgulandı sanırım,  onun için emzirmenin anne ve bebeğe sağladığı güven hissi ve oksitosin hormonu salgılanmasına sebebiyet vererek mutluluğu ne kadar arttırdığından bahsetmek işini başka bir

  • Harvard Üniversitesi’nin “Önemsemeyi Yaygınlaştırma Projesi”, “Yetiştirmeyi İstediğimiz Çocuklar: Yetişkinlerin Değerler Hakkında Verdikleri Gerçek Mesajlar” isimli raporu yayımladığında, birçok ebeveyn ve eğitimci – ben dahil- çocuklara ahlak ve empatiyi öğretme hakkında bütün o söylemlerimize rağmen, çocukların akademik başarıyı ve kişisel mutluluklarını, ötekilere ilgi duymaktan daha çok önemsediğini öğrendiğimizde çok şaşırmıştık. Çalışmanın bu moral bozucu sonuçları ışığında

  • Duygusal Bağlantılar Kurabilmek Yaratıcılığı ve Öğrenmeyi Nasıl Geliştirir? Bilim insanları, insanların en iyi şekilde nasıl öğrenebileceği sorusunun cevabını bulmak için pek çok araştırmalarda bulunuyor. Bu doğrultuda son zamanlarda yapılan nörobilim çalışmaları; temel hayatta kalma işlevleri (basic survival functions) ve bireyin çevresine verdiği sosyal ve duygusal tepkiler ile yaratıcı dürtü arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. “Musings

  • ÇOCUKLARI DOĞRU ŞEKİLDE DİSİPLİNE ETMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER 1. Çocuklara her şeyi anlatmalıyız diyerek çok konuşuyoruz. Biz çok konuştukça çocuklar duyarsızlaşıyor. Bazen sadece vücut dili ile bile anlaşabiliriz. Fazla söz çocuğu ya tamamen kapatır ya da daha da dengesizleştirir. Bazen hemen tepki vermemek, durmak belki biraz bakıp onun ne diyeceğini duymak daha önemlidir. Ya da ona

  • Çocukların Özgüvenleri Düşünülenden Daha Erken Gelişiyor 5 yaşındaki çocuklar, sadece temel şeyleri belki tanıyıp okuyabilirler; fakat kendilik algıları şaşırtıcı bir biçimde gelişmiştir. Son dönemlerde yapılan bir araştırmaya göre, anaokulu çağındaki çocukların özgüveni bir yetişkinin özgüveni kadar güçlü. 2016’nın Ocak ayında Journal of Experimental Social Psychology (Deneysel Sosyal Psikoloji Dergisi) isimli uluslararası dergide yayınlanacak makale, pek

  • Çocuğunuzun Lider Olmasını Engelleyecek 7 Yıkıcı Ebeveyn Tutumu Çocukların risk almasına izin vermiyoruz Her attığımız adımda bizi tehlikelere karşı uyaran bir dünyada yaşıyoruz. Önce güvenlik (Safety First) endişesi, çocuklarımızı kaybetme korkusunu tetikliyor. En nihayetinde onların güvenliği bizim sorumluluğumuz altında, fakat onları sağlıklı bir şekilde risk alma davranışlarından mahrum bırakıyoruz ve bu mahrumiyetin olumsuz bir etkisi