Okulda Duygusal Tacize Uğrayan Çocuklar “Siz farklı olduğum için gülüyorsunuz, bense hepiniz aynı olduğunuz için size gülüyorum.” Bukowski Okullarda, anaokullarında sıkça karşılaşılan durumlardan birisi de arkadaş gruplarının dışında kalan çocuklar. Mesleğim gereği, diğer çocuklarla kaynaşamayanların (!) hikayelerini dinlediğim çok oluyor. Zamanla gördüm ki, aslında çocuklar, yetişkinlerin kopyası; farklı olanı ya da zayıf olduğunu düşündüklerini (aslında
Ekran Bağımlılığının Çocuklara Zararları I-PHONE, I-PAD, I-POD, I-MAC HEPSİ VAR DA, I (BEN) NEREYE GİTTİ ÇOCUKLARDA? [i] “Aletlerimizi biçimlendiririz, sonra da onlar bizi.” (Cizvit Papazı John Culkin 1967) Üç aşağı beş yukarı son 10 yıldır etrafımız, çocuklarımızınki de dahil olmak üzere, gelişmiş aletler ve onların ekranlarıyla dolu. İlginç olan da, hepsi olmasa da en populer olanlarının
Asperger Sendromu (AS) nedir? Asperger Sendromu, 1944 yılında, Hans Asperger adındaki tıp doktoru tarafından tanımlanmıştır. Dr. Asperger, bu çocukların duygularını idare etme ve ifadede zorlukları olduğunu, empati eksikliği ve toplumsal ipuçlarını anlamakta zorluk çektiklerini öne sürmüştür. İlgilendikleri konu hakkında konuşurken küçük birer profesör kesildiklerini ama mimiklerin kullanımında, ses ayarında, dinleyicisinden gelen sözel-olmayan ipuçlarını almada sorunlar
“Çocuklar, sevgi, yemek, temiz hava ve oyun kadar sanat ve hikâyelere de ihtiyaç duyarlar.” Astrid Lindgren Anma Ödülünü alan Philip Pullman bu konuyu bilge sözleriyle şöyle anlatıyor: Çocuklar, sevgiye, yemeğe, temiz havaya ve oyuna ihtiyaç duydukları kadar, müziğe, sanata ve hikâyelere de ihtiyaç duyarlar. Eğer bir çocuğa yemek vermezseniz, zarar hemen gözle görülür hale gelir.
Hepimizin mükemmel anne olmaya uğraştığı şu zamanlarda Winnicot’un deyimiyle “Yeterince İyi Anne” olup olmadığımıza bir bakalım. Düşünceli Misiniz? Düşünceli kelimesinden kasıt, kibar ve anlayışlı bir annelik anlamında değildir. Aklında çocuğa yer açan, aynı anda hem kendi duygularını farkında olup hem de çocuğun davranışının altındaki duyguyu anlamaya çalışan, ama her ikisine de kendini çok kaptırmadan, durumları
Çocuklar Niçin Okuma İhtiyacı Duyarlar? Öncelikle kitap okumanın çocuk için bir ihtiyaç olmadığı, fakat gelişen bir alışkanlık olduğu düşünülmelidir. Uygun bir yönlendirme ile bu alışkanlık zaman içinde, çocukta bir ihtiyaç haline dönüşebilir. Dolayısıyla bu alışkanlığın kendi kendine kazanılmamasını beklememek gerekir. Bu alışkanlık ancak anne babanın meraklı ilgisi, çocuğun zevklerini keşfetmesi ve çocuklarına örnek olmaları ile
İdealize Edilmiş Emzirme Dr. Pınar ve Dr. Gülnihal’in emzirme konusundaki son derece bilgilendirici filmlerini izledikten sonra emzirme ve sütten kesme konularının, anne ve bebekte yarattığı psikolojik etkilerinden bahsetmek istedim. (Bkz: Çalışan Anneler ve Emzirme/Bölüm 1 Çalışan Anneler ve Emzirme /Bölüm 2 ; Emzirmenin Sonlandırılması/ Bölüm 1 Emzirmenin Sonlandırılması/ Bölüm 2 ) Aslında emzirmenin önemi yeterince
Evrene Negatif Mesaj Nasıl Gönderilir? Son yıllarda batıl inanç mertebesine varmış olan, ama oldukça bilimsel şekilde enerji akımları vs ile açıklanan bir inanç etrafımızda konuşulup duruyor. “Öyle olumsuz düşünme başına gelir.”, “Negatif enerji yollama evrene!” diyorlar. Olumsuz düşünürsen olumsuz sonuçları olur diye anlıyorum ben bunu. Bu nasıl oluyor diye çok düşündüm. Belki gerçekten fizik teorileri
Dr. Pınar ve Dr. Gülnihal’in emzirme konusundaki son derece bilgilendirici filmlerini izledikten sonra emzirme ve sütten kesme konularının anne ve bebekte yarattığı psikolojik etkilerinden bahsetmek istedim. Aslında emzirmenin önemi yeterince vurgulandı sanırım, onun için emzirmenin anne ve bebeğe sağladığı güven hissi ve oksitosin hormonu salgılanmasına sebebiyet vererek mutluluğu ne kadar arttırdığından bahsetmek işini başka bir
Bir bakıcının varlığı, bebeğin gelişen kişiliğinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Bebek için anlamlı bir bağlanma figürü olan bakıcı, bebekle, annesi ve babasıyla olduğundan farklı bir ilişki kurmaktadır. Bu nedenle, onun rolü de aile ilişkileri içinde göz ardı edilemez. Kadınların rollerindeki önemli sosyal değişimlerle birlikte, çok daha fazla kadın evin dışında çalışmaya başlamışdır. Gerçekten de,






