Bebeğin doğumdan sonraki ilk ayları karmaşık bir duyular yumağı olma hali ile tanımlanabilir. Bebek ana karnındaki sessiz, görüntüsüz…
Bu yaş döneminde bebek dış dünyadan gelen uyaranları çok daha iyi organize edebilmiş ve kendisini dünya üstünde etki yaratabilen…
Bu dönemde çocuklar motor hareket kapasitelerini çok arttırmışlardır, sürekli hareket halindedirler…
Bu yaşlardaki çocuklar akıllarına koyduklarını yapmak konusunda çok iddialıdırlar. Ama bu genellikle kendi istediklerini yapmak şeklindedir…
Çocuklar bu dönemde bir şeyler denemeyi çok severler. Küçük birer bilim adamı gibi davranma eğilimindedirler…
Bu yaşlar artık çocuğun kendi yapıp ettikleri ve kendisine yapılanlar hakkında fikir yürüttüğü bir üst düzey düşünme dönemidir…

Çocuğunuzun İlişki Kurma Becerisini Geliştirmek
İlişki kurabilmek, doğumdan itibaren gerçekleşen, güven ve samimiyete dayanan, başkalarıyla duygusal bağlar kurma sürecidir.
En Son Yazılar
Evde bir kara tahta varsa ona, ya da beyaz tahta varsa ona da olabilir harfleri yazabilirsiniz. Ya da çocuğunuzun adını yazabilirsiniz. Kara tahta için bir suluboya fırçası, beyaz tahta içinse mandala sıkıştırılmız bir sünger parçası verebilirsiniz. Ve çocuğunuzdan bu harfleri üstünden geçerek silmesini isteyebilirsiniz. Gelişigüzel silse de farketmez bir kaç oyun sonra üstünden geçmeyi de
Küçük olmak zordur. Küçük bir insan çocuk olmak zordur. Peki küçük bir ahtapot çocuk olmak??? Nino’ya bakılırsa bu hiç de hoş bir durum değildir. Sara Şahinkanat’ın yazdığı, Feridun Oral’ın resimlediği “Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor” isimli kitap, Nino’nun sabah uyanmasıyla başlar. Ahtapot olmak Nino’ya çok zor gelir. Çünkü bir değil, iki değil, tam sekiz kolu
Traş eski bir kek kabınıza ayrı ayrı bölmelere sıkın. Sonra içlerine artık her marketten bulabileceğiniz gıda boyalarından farklı renklerden damlatın. Çocuğunuzun eline kalın bir fırça verin. Önüne de geniş bir karton ya da paket kağıdı koyun. Fırça ile gelişigüzel istediği gibi kağıdı boyasın. Titiz anneler de hiç merak etmesin. Bu malzeme su ile silindiği anda
Hepimiz çocuğumuz doğmadan once onunla ilgili güzel hayaller kurarız. İçimizden Allahla pazarlık bile ederiz; “huyu halasına değil de teyzesine benzer inşallah ama boyu da babasına benzese iyi olur” gibi dileklerde bulunuruz gizliden gizliye. Bir yandan; “Eli ayağı sağlam olsun, sağlıklı olsun yeter, başka bir şeyin önemi yok.” desek de; içimizden arzularımızı sıralarız. Doğduktan sonra da
Tony Ross benim çok sevdiğim yazarçizerlerden biridir. En sevdiğim; I want my mum, I want to be tall gibi çocuklara kendini sorgulatan diğer kitapları henüz Türkçeye çevrilmemiş olduğu için üzülmekteyim. Bu ay “farklı” çocukların, en ağır hali ile “akran tacizine” uğramalarından en hafifiyle de “dışlanmalarından” bahsettiğimiz için yazarın bu kitabını seçtim. Küçük Prenses sırf erkek
Evde bulabileceğiniz tepsi ya da ayakkabı kutu kapağı gibi malzemelere farklı materyalleri koymanız çok eğlenceli bir oyun yaratmanız için yeterlidir. Ama malzeme seçiminde hayalgücünüzü serbest bırakın. Örneğin; pamuk, zımpara, nohut, çakıl taşı, traşköpüğü gibi hertürlü oyuncak olarak kullanmayı düşünmeyeceğiniz malzemeyi ortaya çıkarın. Bunların herbirini ayrı bir tepsi ya da kutu kapağına koyun. Kap olarak seçtiğiniz
Bir ipe bağladığınız balonu tavandan sarkıtın. İpi tavana bir kanca ile de bağlayabilirsiniz ama isterseniz kalın bir koli bantı da sabitleme işini görebilir Çocuğunuza yüzmede kullandığı köpükten yapılma sosis adı verilen oyuncaktan ya da pazardan bulabileceğiniz plastik sineklikten verebilirsiniz. Sosis veya sineklik ile topu havada atıp tutmaya çalışmak onu uzun sure meşgul edecek bir aktivite
“Kakalar Günü” biri kısa, iki öyküden oluşuyor. İlk öykü, “Kakalar Günü”, Güçlüpınar Kasabası’na gelen tuhaf görünüşlü bir adamın kasabalıları soru yağmuruna tutmasıyla başlıyor. Yok ayakkabının niye dili varmış da, ilk yoğurdu kim yapmış da, sandalyeye oturduğumuz halde masaya oturdum dememizin nedeni neymiş de (çocuklar için çok akıl açıcı sorular) Adam sormuş da sormuş. Kasabayı terk
Eve aldığınız bir eşyanın kutusunu atmayın saklayın. Bu çocuğunuz için çok güvenli ve kendini korunaklı hissedeceği bir oyun alanı olsun. Zaten çocuklar süslü püslü oyun malzemelerindense gerçek materyaller ile oynarken kendilerini çok daha mutlu hissederler. Bu kutunun içine boya kalemlerini ve çocuğunuzu birlikte koyun. Bakalım çocuğunuz neler yaratacak?? Aslında böyle rutin bozan ama aslında ne
“Beyoğlu Macerası”, İstanbul’da yaşayan Bilgi Avcısı Sinan’ın çıktığı Beyoğlu gezisini anlatıyor. Bir gün Sinan’ın kapısı çalıyor. Sinan kapıyı açıp bakınca paspasın üzerinde bir harita, bir not ve bir şifre anahtarı buluyor. Sinan, görev haritasının yardımıyla, birine bir mektup iletmekle görevlendirilmiştir. Ancak mektubu “Şifre Korsanları”na kaptırmaması gerekmektedir. Bunun için bir önlem de alınmış, Sinan’a bırakılan mesajlar
Özgüven, çocuğunuzun sağlıklı bir gelişim gösterebilmesi ve okul başarısı için temel yapıtaşlarından biridir. Özgüven, dış dünyada ve iç dünyada karşılaşılan zorluklara karşı bedenen ve davranışsal olarak kendinden emin olma halidir. Özgüvenleri yüksek olan çocuklar, yeni beceriler öğrenmeye ve zorluklarla başa çıkmaya daha yatkındırlar. Ayrıca yetişkinlerden de bu hislerine destek beklerler. Özgüven, aynı zamanda diğer kişilerle
By İnci Vural






